Hareket Halinde: İstanbul, Bir de Sen
ŞEHRİN İÇİNDEN, TAM ŞİMDİ.
Hareket
Halinde.
Rota belli.
Devamı sürpriz.
KENDİNE HAS BİR RİTİM.

İstanbul.
Bir de sen.
Taksinin kapısı açılır. Saçına rüzgâr, gününe yeni bir fikir karışır. Belki bir sokak erken inersin. Belki o kahve biraz uzar.
Yakana ilişen küçük bir nazar, elini kaldırınca görünen bir yüzük, adımına karışan zincirler… Şehrin temposunda, kendine ait işaretler.
Bugünün güzel bir bahanesi var: dışarı çıkmak.
Biraz rüzgâr.
Biraz fikir
değişikliği.
Ceketin açık, adımın kararlı. Altın tonlu halkalar ve zincirler bu tempoya hemen alışır. Bir sonraki köşede ise tonlar değişir: serin bir halka, dalgalı bir bileklik, boynunda küçük küçük ışıklar.
KÜPELERE YAKINDAN BAK ↗hareket hâlindesin.
Bir kahve
daha?
Camın öbür tarafında İstanbul akmaya devam eder. Bu tarafta zaman biraz esner. İnce bir kolye, yan yana gelen metal tonları, masaya dayanan bir bilek. Fazlasına gerek yok.
Sonra belki kıyıya doğru.
Küçük bir hareket.
Koca bir ruh hâli.
Saçını kulağının arkasına alırsın. Yüzüğün, küpen, bilekliğin bir anlığına aynı kareye girer. Poz vermeden, tam da sen gibi.
ELİNİN ALTINDAKİ DETAYLAR ↗
Şansa küçük bir göz kırp.
Yoncada bir nazar, bileğinde ince bir parıltı. Günün küçük tesadüflerine yer aç.
BİLEKLİKLERE GÖZ AT ↗Günü
uzat.
Gömleğin üzerinde uzanan bir kolye, aralara serpiştirilmiş küçük toplar. Adım attıkça yer değiştiren bir çizgi. Planın bittiği yerde, günün en güzel kısmı başlayabilir.
BU KOLYEYLE TANIŞ ↗